Bir zamanlar fantezi vardı!

Sandığımızın aksine, fantezi aslında ülkemizde icra edilen bir müzik türünden çok öte bir şeydir ve aslında bunun cinsel argümanlarla beslenmiş olanları ilk akla gelendir. Ancak son yıllara bakarsak, artık insanların veya çiftlerin fantezilerinin neredeyse sözünü ettiğimiz müzik türü kadar garipleştiğini ve hattâ ne idüğü belirsiz bil hale geldiğini söylemek mümkün.

Ne oldu da bu hale geldik ve “fantezisiz kaldım anne” gibi türküleri garip makamlarda söyler olduk? Baktığımız zaman, ağırlıklı olarak erkekler futbol, siyaset, kadın gibi konuları sıklıkla konuşmalarına rağmen, en yakın arkadaşlarıyla bile “porno” meselesini pek az konuşup tartışıyorlar. Bunun sebepleri daha derin incelemeler gerektirir aslında. Çünkü porno izleyen bir erkek, bütün erkeklerin porno izlediğine inanırken, izlemeyen erkek de –her ne kadar sayıları az da olsa gerçekten varlar- izleyen erkeklerden ve pornodan tiksintiyle söz ediyor genel olarak. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir gelişim ve seri bir tüketim süreci içerisinde yer alıyor porno meselesi. Çünkü o meşhuuur ‘80’lerden sonraki hızlı gelişme dönemimizde bundan porno ve dolayısıyla cinsel yaşantımız ve doğal olarak da fantazilerimiz de nasibini aldı.

Şöyle bir hatırlayacak olursak, evelki yıllarda abilerimizin, büyüklerimizin veya yaşı yetişenlerin gittiği “iki film birden” gösterilen ve matinelerin sürekli olduğu; her şehirde bir veya ikiyi geçmeyen sayıları olan, isimlerinde “garip mesajların gizlendiği” filmlerin gösterildiği sinemalar artık espri konusu olmaktan öteye geçemiyorlar. Onun devamında “tek elle okunan dergi” kod adıyla anlatılan dergiler de artık gazete veya dergi bayiilerindeki raflarını farklı süreli yayınlara bıraktılar. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu. Bugün sahaflarda bile bulunamayan –bir ara gerçekten sahaflarda bulunabiliyordu- porno dergiler aslında bugünden bakılınca çok önemli materyallerdi.

Şimdi burada dergilerin içinde neler olduğunu veya bunların nasıl kullanıldığını anlatacak değilim elbette. Ama bir süreç içerisinde değerlendirecek olursak gerek cinsel, gerekse sosyal olarak pek çok şeyin sözünü ettiğimiz “tek elle okunan dergiler”in azalması, hattâ ortadan kalkması ile yakından alakalı olduğu su götürmez bir gerçek.

Ne oldu da o “naif” dergiler ortadan kalkıverdiler. Elbette teknolojiye kurban gittiler. Porno dergilerin yaygın olduğu dönemlerde aslında porno filmler vardı, yalnız VHS dönemi olduğu ve bilhassa ülkemizde her evde video oynatıcı olmadığı için, her gencin veya her erkeğin izlemesine imkan yoktu bu filmleri. Onun için dergiler ve VHS’lerin arka odalarda veya gizli bölümlerde satılanları, kardeş kardeş yaşamlarını sürdürmekteydiler.

Ta ki teknoloji gelişip VCD’lerin çıkması ve internetin yaygınlaşmasına kadar. Önce video kasetler ortadan kayboldular, zira video kiralama mağazaları yerini başka mağazalara devren kiralamak veya satmak zorunda kalmışlardı. Ardından dergiler, artık bu dünyaya ait olmadıklarını düşünerek sessizce aramızdan ayrıldılar. Artık istediğimiz sokak köşesinden, istediğimiz fantezide filmi VCD formatında alabiliyor, onu izleyibiliyor ve beğenmediğimizi aynı tezgaha götürebiliyorduk. Sonra internet yaygınlaştı, bağlantı hızı ile beraber porno sitelere girme hızı da arttığı gibi, bu sözünü ettiğimiz sitelere girme yaşı da buna paralel olarak düştü.

Şimdi ise yüzyılın en büyük icadı Youtube’un utanmaz kardeşi, Youporn sayesinde “bir tık” kadar yakınımızda.

Bir bakacak olursak, bayiden alınmasından tutun, kullanımına ve ev içinde saklanmasına kadar ciddi bir meziyet gerektiren ve gerek ilerleyen yaşlarda gerekse daha o yıllarda, önemli bir yaşam tecrübesi gibi eşe dosta anlatılan “tek elle okunan dergi” maceraları artık bir roman unsuru gibi duruyor. Çünkü onun yerini alan VCD, tezgahın başında duran arkadaşa yaklaşıp, kısık sesle “başka film var mı ağbi” parolasıyla tezgahın ardında satılıp, hınzır gülüşmelerle eve getirilirken, odaya yapılan ani baskınlarda basit bir “alt+F4” tuşu ile veya uzaktan kumandanın “off” tuşu ile bizi büyük bir tehlikeden bertaraf edebiliyordu. Şimdi ise, mail adresimize girer gibi “birkaç kere tıklayarak” yazdığımız adreslerde istediğimiz görüntüye ve pozisyona erişebiliyoruz. Sonuç olarak ise bize kalan ufak da olsa bugünden bakıldığında yitirilen bir masumiyet ve gerçekten elden kaçan fantezi oluyor. Şöyle ki, eskiden “tek elle okunan dergi”lerin arka sayfalarında, “bize yazın, fantezileriniz yayınlansın” şeklinde aklımızı çelen ilanlar, artık “youporn” ve bir webcam sayesinde daha da sıradışı hale gelmiş durumda. Zira o resimlerine baktığımız veya bir an evvel ileriye sararak “pozisyonu yakın takibe” aldığımız filmlerdeki insanlar gibi, bizler de birer porno yıldızı olabilecek durumdayız. Kulağa garip geliyor değil mi, “popstar” yarışması yerine “pornostar” yarışması olsa birkaç yıl sonra, çok da şaşırmayız belki de. Çünkü webcam ile kendimizi kameraya alıp, bunu youporn aracılığı ile bütün dünyaya iletebiliriz. Hattâ puanlama sistemi sayesinde izleyicilerin reytingini bile ölçebiliriz. Sözünü ettiğimiz gelişmelerden VCD dergiyi, youporn ise VCD ve DVD’yi tamamen tüketmiş durumda, örneğin İtalya’da porno DVD siparişle %70 oranında azalmış. Bu bile birçok şeyi göstermiyor mu?

Bugün porno tüketimi ülkemizde ve tüm dünyada artmış durumda ve tüketicilerinin büyük kısmı erkek. Batıda yapılan anketlerde büyük bir kısım şu açıklamayı yapıyor, “sevgilimi/eşimi aldatmak yerine porno izliyorum”. İlişkiyi korumak için kullanılan bu metod aslında bir şekilde genel anlamda cinselliği de sona erdiriyor. Çünkü eskiden, en basit olarak dergili yıllarda; kendi fantezilerine veya beğenilerine göre aldığın dergiler söz konusuyken, artık izlediğine göre şekillendirdiğin fanteziler devreye girmiş durumda. Artık birisiyle fantezilerine dair konuşurken, her an kırbaç, deri kıyafet, çok kişili… gibi fantezileri duyabilirsiniz. Zira önceden fantezilerin yönlendirdiği tüketim, artık fantezilerimizi yönlendirir duruma gelmiş bulunuyor.

Yani bir zamanlar, fantazilerimizi mektupla gönderip yayınlanmış halini okumayı beklerken, artık bir filmde gördüğümüz “fantastik” pozisyonu kendi evimizde uygulayıp, webcam aracılığıyla halka arz edebiliyoruz. Yani kendi pornomuzun starı olabilecek durumdayız. İşin içine karıştırılan siyaset ise meseleyi daha da çetrefilleştiriyor. Örneğin ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra çeşitli filmlerde Arapça konuşan veya konuşuyormuş gibi yapan kadınlar kullanılırken, misilleme olarak esmer, karayağız ve çıplak erkekler, asker üniformalı kadınların üzerinde “ben sadece emirleri uyguluyorum” diye bağırarak bize garip bir tecrübe bile yaşatabiliyorlar.

Belki çoğumuza garip, ayıp veya alakasızmış gibi gelebilir. Ancak bir düşünecek olursak; tanıştığımız ilk derginin sayfalarını karıştırıp “oha meme!” tepkisini verdiğimiz zamanlara oranla bugün, “amaaan gene mi bu pozisyon?” tepkisini verir hale geldik. Bu iki cümle de zaten fantezilerimizin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı değil mi?

Notes

  1. oynakbeyi posted this